Yoğun bakım ünitesinde clipboard tutarak not alan bir sağlık çalışanı ve “Yoğun Bakımda İngilizce” başlığının yer aldığı kapak görseli.
Yoğun Bakımda İngilizce: Terimler ve Kalıplar

Yoğun Bakımda İngilizce: Kritik Hasta ve Ekip İletişiminde Terimler ve Kalıplar

Yoğun bakımda İngilizce, kritik hastaların bakımı sırasında cihaz, sedasyon ve ekip iletişimini kapsayan ortam-spesifik bir mesleki İngilizce alanıdır. Bu alan; ventilatör ve solunum desteği terimlerini, RASS ölçeğiyle sedasyon derinliği değerlendirmesini ve bilinci kapalı hastayla iletişim ilkelerini bir arada gerektirir. Yoğun bakım hemşiresi, entübe ya da sedasyonlu bir hastadan yanıt alamasa bile her işlemi sesli açıklar ve deliryum şüphesinde CAM-ICU testiyle konfüzyonu standart dört bileşenle değerlendirir. Nöbet devrinde SBAR çerçevesi ventilatör ayarını, sedasyon düzeyini ve vazopressör dozunu içerecek şekilde uyarlanır; hasta yakınlarına kritik durum bilgilendirmesi ise kademeli ve dürüst bir dille yapılır. Yurt dışında yoğun bakım hemşiresi olarak çalışmak isteyenler için İngiltere’de NMC (Nursing and Midwifery Council), Avustralya’da NMBA (Nursing and Midwifery Board of Australia) belirli bir İngilizce sınav puanı ister. Bu terimler ve kalıplar, hem hasta güvenliği hem de yurt dışı kayıt süreci için doğrudan kullanılabilir bir temel oluşturur.

Yoğun bakımda hangi İngilizce becerileri gerekir?

Yoğun bakımda İngilizce üç ayrı alanda gerekir: cihaz ve monitörizasyon terminolojisi, bilinci kapalı ya da sedasyonlu hastayla iletişim ve ekipler arası kritik nöbet devri (handover). Genel serviste hemşire çoğunlukla hastanın kendi ifadesine dayanır; yoğun bakımda hasta sıklıkla yanıt veremez, bu yüzden iletişimin büyük kısmı hasta yerine ekiple, cihazla ve aileyle kurulur.

Bu fark, İngiltere’nin (UK) kayıtlı hemşire açığı verisinde de görülür. NHS İngiltere’nin Mart 2025 verilerine göre kayıtlı hemşirelik (Registered Nursing) kadrosunda %6,0 oranında, 25.632 kişilik bir boşluk bulunur; bu boşluğun önemli bir kısmı yoğun bakım gibi yüksek yetkinlik gerektiren birimlerdedir. Yurt dışında yoğun bakım hemşiresi olarak çalışmak isteyen bir sağlık çalışanı, hem düzenleyici kurulun dil şartını karşılamalı hem de üniteye özgü terimlere hakim olmalıdır. Örneğin ventilatördeki bir hastanın nöbet devrinde “RASS -2, weaning FiO2 from 60 to 40%” gibi kısa ama yoğun bilgi taşıyan bir cümle kurulur; bu cümleyi anlamak genel tıbbi İngilizceden daha fazlasını gerektirir.

Yoğun bakım ünitesi türleri ve temel İngilizce terimler

Yoğun bakım üniteleri hastanın yaşına ve organ sistemine göre dört ana türe ayrılır: genel yoğun bakım (ICU, Intensive Care Unit), koroner/kardiyovasküler yoğun bakım (CCU/CVICU), yenidoğan yoğun bakımı (NICU) ve çocuk yoğun bakımı (PICU). Her ünite farklı bir hasta grubuna hizmet eder ve bu fark terminolojiye de yansır.

Ünite türleri, açılımları ve hizmet ettikleri hasta grubu aşağıdaki gibi özetlenir.

Kısaltma Açılım Türkçe karşılık Hangi hastaya hizmet eder
ICU Intensive Care Unit Genel yoğun bakım ünitesi Çoklu organ yetmezliği, büyük cerrahi sonrası kritik hasta
CCU / CVICU Coronary / Cardiovascular Intensive Care Unit Koroner / kardiyovasküler yoğun bakım Kalp krizi, açık kalp cerrahisi sonrası hasta
NICU Neonatal Intensive Care Unit Yenidoğan yoğun bakım ünitesi Prematüre veya kritik yenidoğan
PICU Paediatric Intensive Care Unit Çocuk yoğun bakım ünitesi Kritik durumdaki çocuk hasta

İngiltere ve Avustralya kaynaklarında “paediatric” British yazımıyla geçer; Amerikan kaynaklarında aynı birim “pediatric” olarak yazılır. Ünitede üç temel rol öne çıkar: intensivist (yoğun bakım uzmanı hekim), critical care nurse (yoğun bakım hemşiresi) ve respiratory therapist (solunum terapisti). Bu son rol Amerika’da yaygındır; İngiltere ve Avustralya’da genellikle hemşire ve fizyoterapist bu görevi paylaşır. Örnek bir cümle şöyledir: “The patient was transferred to the ICU following cardiac arrest and remained ventilated for 48 hours.”

Mekanik ventilasyon ve solunum desteği İngilizcesi

Yoğun bakımda solunum desteği iki ana kategoriye ayrılır: invaziv mekanik ventilasyon (entübasyon ile) ve non-invaziv ventilasyon (maske ile, NIV). Hangi desteğin seçileceği hastanın solunum yetmezliğinin derecesine göre belirlenir.

Ventilatör ve solunum desteğiyle ilgili terimler, açılımları ve klinik kullanım cümleleriyle birlikte daha kalıcı öğrenilir.

Terim Açılım Türkçe karşılık Örnek kullanım cümlesi
Mechanical ventilator (açılım yok) Mekanik ventilatör (solunum cihazı) The patient remains on the ventilator for respiratory support.
Intubation (açılım yok) Entübasyon Intubation was performed due to type 1 respiratory failure.
Extubation (açılım yok) Ekstübasyon (tüpün çıkarılması) Extubation is planned once the patient passes the spontaneous breathing trial.
NIV Non-Invasive Ventilation Non-invaziv ventilasyon NIV was trialled overnight to avoid intubation.
CPAP Continuous Positive Airway Pressure Sürekli pozitif hava yolu basıncı CPAP improved oxygen saturation within an hour.
BiPAP Bilevel Positive Airway Pressure İki seviyeli pozitif hava yolu basıncı BiPAP was used for the patient with a COPD exacerbation.
PEEP Positive End-Expiratory Pressure Ekspirasyon sonu pozitif basınç PEEP was increased to 8 cmH2O to improve oxygenation.
FiO2 Fraction of Inspired Oxygen İnspire edilen oksijen fraksiyonu FiO2 was weaned from 60% to 40% overnight.

“Weaning” terimi, ventilatör desteğinin ya da ilaç dozunun kademeli olarak azaltılmasını ifade eder; hem oksijen ayarı hem sedasyon dozu için kullanılır. Örneğin bir hasta notunda “The patient is being weaned off the ventilator following improvement in gas exchange.” cümlesi geçer.

Sedasyon ve bilinç düzeyi değerlendirmesi: RASS ölçeği İngilizcesi

RASS (Richmond Agitation-Sedation Scale), yoğun bakım hastasının sedasyon derinliğini +4 (aşırı saldırgan) ile -5 (uyandırılamaz) arasında on puanlık bir ölçekle değerlendiren standart bir araçtır. RASS puanı, hemşirenin hastayı ne kadar sedatize tuttuğunu ya da ajitasyon düzeyini objektif olarak raporlamasını sağlar. Ölçek, Sessler ve arkadaşları tarafından geliştirilip American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine’de yayımlanmış ve dünya genelinde yoğun bakım ünitelerinde standart hale gelmiştir.

RASS puanları ve tanımlayıcıları aşağıdaki gibidir.

Puan Terim Tanım
+4 Combative Aşırı saldırgan veya şiddetli, ekip için acil tehlike
+3 Very agitated Tüp veya kateterleri çekiştirir, ekibe agresif davranır
+2 Agitated Sık amaçsız hareket veya ventilatörle uyumsuzluk
+1 Restless Endişeli, ama hareketleri agresif değil
0 Alert and calm Uyanık, sakin, çevresine dikkat eder
-1 Drowsy Tam uyanık değil, sesle 10 saniyeden uzun göz teması kurar
-2 Light sedation Sesle kısa süreliğine (10 saniyeden az) göz teması kurar
-3 Moderate sedation Sese hareketle yanıt verir, göz teması yok
-4 Deep sedation Sese yanıt yok, fiziksel uyarana hareketle yanıt verir
-5 Unarousable Ne sese ne fiziksel uyarana yanıt verir

Sedation vacation (sedation holiday), sedasyonun günde bir kez kısa süreliğine durdurularak hastanın nörolojik durumunun ve komutlara yanıt verme düzeyinin değerlendirilmesi anlamına gelir. Bir hasta notunda şu şekilde bir kayıt görülür: “Propofol infusion at 20 mcg/kg/min, sedation vacation trialled once daily, target RASS -2 to -3.” Bir diğer örnek kayıt ise şöyledir: “Dexmedetomidine infusion continued overnight, dose unchanged, RASS 0 to -1.”

Bilinci kapalı veya entübe hastayla iletişim kalıpları

Bilinci kapalı ya da entübe bir yoğun bakım hastasıyla iletişimin temel ilkesi, hasta yanıt veremese bile her işlemin sesli olarak açıklanmasıdır. Bu ilke, işitmenin bilinç kaybının geç kaybolan duyulardan biri olduğu kabulüne dayanır.

Hemşire, işlem öncesinde kısa ve sakin bir cümleyle bilgilendirme yapar: “I’m going to turn you now, you might feel some pressure.” ya da “I’m just going to listen to your chest for a moment.” Entübe ama bilinci açık bir hastada sözlü yanıt mümkün olmadığı için nonverbal iletişim kullanılır; evet/hayır soruları için göz kırpma veya el sıkma, daha uzun ifadeler için yazı tahtası (communication board) tercih edilir. Bu iletişim tarzında sık yapılan hatalar ve doğru yaklaşım aşağıdaki gibi karşılaştırılır.

Yanlış Doğru
Hasta duymuyormuş gibi yanında konuşmak Her işlemden önce hastaya sesli açıklama yapmak
Sadece ekip arkadaşına yönelik teknik konuşma Hastaya dönerek basit cümlelerle bilgi vermek
Evet/hayır sorusu sormadan işlem yapmak Göz kırpma veya el sıkma ile onay istemek

Deliryum değerlendirmesi: CAM-ICU İngilizcesi

CAM-ICU (Confusion Assessment Method for the Intensive Care Unit), mekanik ventilasyondaki ve konuşamayan yoğun bakım hastalarında deliryumu dört bileşenle değerlendiren standart bir testtir. Test, Vanderbilt Üniversitesi’nden E.W. Ely ve ekibi tarafından geliştirilmiş; sonraki meta-analizlerde %80 duyarlılık ve %95,9 özgüllükle güçlü bir tanı performansı göstermiştir.

CAM-ICU dört bileşenden oluşur ve deliryum tanısı için ilk iki bileşenin, ardından üçüncü ya da dördüncü bileşenden en az birinin pozitif olması gerekir.

  1. Acute onset or fluctuating course (ani başlangıç veya dalgalanan seyir)
  2. Inattention (dikkatsizlik, basit komutlara odaklanamama)
  3. Altered level of consciousness (bilinç düzeyinde değişiklik)
  4. Disorganised thinking (dağınık düşünce, tutarsız yanıtlar)

Deliryum şüphesinde hemşire, hastayı zaman ve mekâna yönlendiren kısa cümleler kullanır: “You are in the hospital, it’s Tuesday, you had surgery yesterday.” Ailenin deliryum konusunda bilgilendirilmesi de iletişimin bir parçasıdır; genellikle şu şekilde bir cümle kurulur: “Confusion like this is common in intensive care and usually improves as the underlying illness gets better.” Bu açıklama, deliryumun çoğunlukla geçici olduğunu ve hastanın kalıcı bir zihinsel soruna işaret etmediğini net biçimde iletir.

Yoğun bakımda nöbet devri (handover) kalıpları

Yoğun bakımda nöbet devri, SBAR (Situation-Background-Assessment-Recommendation) çerçevesinin ventilatör ayarını, sedasyon düzeyini ve vazopressör dozunu içerecek şekilde uyarlanmış halidir. Genel serviste yeterli olan kısa bir SBAR, yoğun bakımda bu ek parametreler olmadan eksik kalır.

SBAR bileşenlerinin yoğun bakıma özgü içeriği ve örnek ifadeleri aşağıdaki gibidir.

SBAR bileşeni Yoğun bakımda içeriği Örnek ifade
S (Situation) Tanı ve cerrahi/yatış günü Day 3 post laparotomy.
B (Background) Komorbidite ve geçirilen cerrahi History of COPD, underwent emergency bowel resection.
A (Assessment) Ventilatör ayarı, sedasyon, hemodinami On NIV overnight, RASS -2, noradrenaline at 0.05 mcg/kg/min.
R (Recommendation) Sonraki adım ve hedef Wean FiO2 as tolerated, review sedation at 08:00.

Devrin kapanışında açık uçlu bir soru sorulması, devralan ekibin eksik bilgiyi tamamlamasını sağlar: “Any questions before I hand over?” Tam bir devir cümlesi şu şekilde birleştirilebilir: “Day 3 post-op, on NIV overnight, RASS -2, weaning FiO2 from 60 to 40%, noradrenaline infusion at 0.05 mcg/kg/min.”

Hasta yakınlarına kritik durum bilgilendirme kalıpları

Yoğun bakımda hasta yakınlarına kritik durum bilgilendirmesi, önce kısa bir uyarı cümlesiyle (warning shot) başlanıp ardından net ve dürüst bir ifadeyle devam edilen kademeli bir yapı izler. Bu yapı, aileyi ani ve hazırlıksız bir şekilde ağır haberle karşı karşıya bırakmamak için kullanılır.

Uyarı cümlesi genellikle şu şekilde kurulur: “I’m afraid the news isn’t good.” Bunu, durumu net biçimde açıklayan bir cümle izler: “Her condition has become more serious overnight and she now needs additional support from the ventilator.” Durumun belirsiz olduğu anlarda da dürüstlük korunur: “We don’t know yet, but we are monitoring him closely and will update you as soon as we have more information.” Kritik durum ve prognoz görüşmelerinin, kurumun protokolüne uygun biçimde ve deneyimli bir klinisyen (genellikle sorumlu hekim veya kıdemli hemşire) eşliğinde yürütülmesi esastır; bu tür görüşmeler yoğun bakım hemşiresinin tek başına yürüteceği bir alan değildir. Acil serviste kısaltılmış SPIKES çerçevesiyle anlatılan kademeli kötü haber verme ilkesi, yoğun bakımdaki bu görüşmelerde de aynı mantıkla uygulanır.

Sık kullanılan yoğun bakım kısaltmaları

Yoğun bakım notlarında ve nöbet devrinde onlarca kısaltma günlük olarak kullanılır. En sık geçen dokuz kısaltma, açılımı ve Türkçe karşılığıyla birlikte aşağıda özetlenir.

Kısaltma Açılım Türkçe karşılık
ICU Intensive Care Unit Yoğun bakım ünitesi
NIV Non-Invasive Ventilation Non-invaziv ventilasyon
IMV Invasive Mechanical Ventilation İnvaziv mekanik ventilasyon
PEEP Positive End-Expiratory Pressure Ekspirasyon sonu pozitif basınç
FiO2 Fraction of Inspired Oxygen İnspire edilen oksijen fraksiyonu
RASS Richmond Agitation-Sedation Scale Richmond ajitasyon-sedasyon ölçeği
CAM-ICU Confusion Assessment Method for the ICU Yoğun bakım konfüzyon değerlendirme yöntemi
ECMO Extracorporeal Membrane Oxygenation Ekstrakorporeal membran oksijenasyonu
DNR / DNI Do Not Resuscitate / Do Not Intubate Resüsitasyon yapılmasın / Entübasyon yapılmasın

Kısaltma kullanırken belirsiz ya da kuruma özgü kısaltmalardan kaçınılması gerekir; bu kural, tıbbi kısaltmalar üzerine hazırlanan derlemedeki kısaltma güvenliği ilkesiyle örtüşür. Yoğun bakımda özellikle DNR/DNI gibi kritik kısaltmalar dosyada mutlaka açık ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde yazılır.

Yoğun bakımdan servise geçiş (step-down) iletişimi

Yoğun bakımdan servise geçiş (step-down), hastanın stabil hale gelmesinin ardından hem hastaya hem devralacak servis ekibine yapılan iki ayrı bilgilendirmeyi kapsar. Bu geçiş, hasta için hem güven verici hem gerçekçi bir dille yönetilir.

Hastaya yönelik bilgilendirme kısa ve olumlu bir çerçevede yapılır: “You’re stable enough to move to the ward now, a nurse there will continue looking after you.” Servis ekibine devirde ise yoğun bakımda alınan tedavinin özeti verilir: “She was extubated yesterday, remains on low-flow oxygen, and her sedation has been fully weaned.” Moral verici dil kullanılırken gerçek dışı bir iyimserlik yaratılmaz; örneğin hastanın halen izlem gerektiren bir bulgusu varsa bu açıkça belirtilir: “She’s much improved, but she’ll still need close monitoring for her blood pressure.”

Örnek diyalog: sedasyonu azaltılan hastayla ilk iletişim

Sedasyonu yeni azaltılmış, yarı bilinçli bir hastayla kurulan ilk iletişim, kısa yönlendirme cümleleri ve basit evet/hayır sorularından oluşur. Aşağıdaki diyalog, RASS -2 düzeyinde bir hastayla örnek bir etkileşimi gösterir.

Hemşire: “Hello, can you hear me? You’re in the hospital, you had surgery yesterday.” (Merhaba, beni duyabiliyor musunuz? Hastanedesiniz, dün ameliyat oldunuz.)

Hasta gözlerini kısa süreliğine açar, sözlü yanıt vermez.

Hemşire: “That’s great, you opened your eyes. I’m going to check your breathing tube now, you might feel a little pressure.” (Harika, gözlerinizi açtınız. Şimdi solunum tüpünüzü kontrol edeceğim, biraz baskı hissedebilirsiniz.)

Hemşire: “If you can hear me, squeeze my hand.” (Beni duyabiliyorsanız elimi sıkın.)

Hasta eli hafifçe sıkar.

Hemşire: “Good, I can see you’re following me. I’ll be right here.” (Güzel, beni takip ettiğinizi görebiliyorum. Hemen buradayım.)

Bu diyalogda hemşire her adımı önceden açıklar, basit bir el sıkma ile onay ister ve hastayı zaman/mekân konusunda yönlendirir; bu üç unsur, bilinci kapalı veya yarı bilinçli hastayla iletişimin temelini oluşturur.

RASS ölçeği nedir ve nasıl kullanılır?

RASS ölçeği, yoğun bakım hastasının sedasyon derinliğini veya ajitasyon düzeyini +4 ile -5 arasında standart bir puanla ifade eden değerlendirme aracıdır. Hemşire, hastayı önce sesle çağırır, yanıt yoksa fiziksel uyaran uygular ve gözlemlediği tepkiyi tabloya göre puanlar; hedef RASS düzeyi genellikle hekim tarafından belirlenir ve her vardiyada yeniden değerlendirilir.

Yoğun bakım hemşireliği için hangi İngilizce sınavı gerekir?

Yurt dışında yoğun bakım hemşiresi olarak çalışmak için hedef ülkenin hemşirelik kurulunun istediği İngilizce sınavından belirli bir puan almak gerekir. Sınav türü ve istenen puan ülkeye göre değişir.

İngiltere’de kayıt için NMC (Nursing and Midwifery Council), OET Nursing veya IELTS Academic sonucu ister; Avustralya’da NMBA (Nursing and Midwifery Board of Australia) benzer bir dil şartı koyar. Hangi sınavın hangi puanla istendiği ve hemşirelik için hazırlık, hemşireler için OET rehberindeki puan tablolarıyla birlikte planlanabilir.

İçerik Tablosu

ABD’de doktorluk
yolculuğuna dair güncel bilgilerden haberdar olmak için e-posta adresinizi yazın!
Kendimi şanslı hissediyorum
Hemşireler İçin Mesleki İngilizce
Benzer Yazılar
Dizüstü bilgisayarda OET başvuru formu, kontrol listesi, stetoskop ve “OET Başvurusu Nasıl Yapılır?” başlığının yer aldığı kapak görseli.
OET Başvurusu Nasıl Yapılır? Adım Adım Kayıt
OET başvurusu adım adım: myOET hesabı açma, format seçimi (Kâğıt/Bilgisayar/OET@Home), meslek ve tarih seçme, 2026 ücreti ve kimlik şartları.
Ofis ortamında not alan bir psikiyatri uzmanı, beyin modeli ve “Psikiyatri İçin İngilizce” başlığının yer aldığı kapak görseli.
Psikiyatri İçin İngilizce: Terimler ve İletişim Kalıpları
Psikiyatri için İngilizce: ruhsal durum muayenesi (MSE), mood ve affect tanımlama, risk değerlendirmesi ve ajite hastayla iletişim kalıpları. Örnek diyaloglu klinik rehber.
OET sınav ücretini temsil eden banka kartı, madeni paralar, stetoskop ve “OET Sınav Ücreti Ne Kadar?” başlıklı kapak görseli.
OET Sınav Ücreti Ne Kadar? 2026 Fiyatları ve İade
OET sınav ücreti 2026: tam sınav AU$587, tek bölüm AU$315. Ödeme, iade/iptal, erteleme ve tekrar değerlendirme ücretleri, IELTS ile fiyat karşılaştırması.
Fizyoterapi kliniğinde egzersiz bandı tutan bir fizyoterapist ve “Fizyoterapistler İçin Mesleki İngilizce” başlığı.
Fizyoterapistler İçin Mesleki İngilizce: Kalıplar ve Terimler
Fizyoterapistler için mesleki İngilizce: hasta öyküsü, ROM/MMT terimleri, egzersiz talimatı, HEP ve hasta motivasyonu kalıpları, örnekli rehber.
OET hedefinizi ve mevcut seviyenizi birlikte netleştirelim.
İlk adım kişisel yol haritası.